o değil de #3
14.06.09
o değil de kafamdan geçenleri dillendiremediğim anlarda bi projektör bağlasam beynime, bir yere yansısa düşüncelerim, karşımdaki de film izlermişçesine izleyip anlasa. pek bi şukela olurdu bence.
o değil de kafamdan geçenleri dillendiremediğim anlarda bi projektör bağlasam beynime, bir yere yansısa düşüncelerim, karşımdaki de film izlermişçesine izleyip anlasa. pek bi şukela olurdu bence.
o değil de balondan korkan insan var şu dünyada! yani tamam balonun patlamasını hiçbirimiz istemeyiz ama elleri kafaya kapatıp yere yatmalar falan garip şeyler bunlar.
cebinde her daim o an yapmak istediğin eylemi finanse edecek kadar para olan sihirli bir pantolon istiyorum
biliyorum saçma ama oturma organım yer seviyesinden uzaklaştıkça, bir nabız hızlanması, bir baş dönmesidir gidiyor arkadaş! galonlarca adrenalin salgılıyorum.
yükseklik korkusu olmayan insanların en sevdiği insan çeşidiyim. yüksekten kokmayan adamın bir artısı yoktur benim gözümde, başkalarının gözünde de olduğunu sanmıyorum ama o insanın yanına bir ekrem koy, bak yüksek bir yerde bulunmak gibi sıradan bir eylem nasıl da bir şova dönüşüyor. nasıl yenileceğini bilen birisi varsa beri gelsin de kurtulayım şu illetten.
vakt-i zamanında nexum creative’e art director olarak iş görüşmesine gitmiştim, maslakta bir plazanın 14. katında imiş, bunu da gidince öğrendim, önceden bilseydim gitmeyebilirdim :P her mantıklı mimar yüksek bir bina tasarlarken ne yapar? asansörü binanın içine yapar di mi?! gidip bilmemkaçkatlı binanın dışına cam asansör yapmaz! yapmasın da! yapamaz olsun! yapan yerleri körelsin!

çok güzel t-shirt olur bence. ha ben giyermiyim? giymem! orası ayrı.
böyleyken böyle;
bir önceki yazımda bahsettiğim eski site tasarımında universal file awards adı altında ispanyol bir organizasyon bana durup dururken ödül vermişti. siteyi açalı birkaç ay olmuştu ki bir mail geldi. konguruculeyşıns yu von! tarzı birşeyler yazıodu, tam spam’e atacakken dur bi okuyayım dedim. resimleri yüklememle beraber bir şenlik sorma gitsin arkadaş! işte webin en prestijli ödüllerinden birini kazanmışmışım meğersem, eşek gibi de bi plaket resmi var mailde. eneee dedim ne güzel. plaketinizin adresinize teslim edilmesi için tıklayınız falan fıstık diyodu. tıkladım adresi girdim falan. o gün bu gündür bekliyorum ansızın kapı çalacak ve postacı atılan konfetiler eşliğinde bana plaketimi teslim edecek diye. hayır bi de eşe dosta anlattım böyle böyle ödüllü bir tasarımcıyım ben diye, allahtan sitede küçük bir sayfam vardı da, inanmayana girip gösteriyodum. fakat az önce baktım ki universalfileawards.com diye bir site kalmaması bir yana google’da bile aratınca hiçbirşey çıkmıyor! inat ettim http://www.archive.org’tan baktım yine yok! şizofren mi oldum ben! 2 senedir geyik ortamlarında “ispanyadan ödül verdiler bana” diye atıp tutuyodum. ödülün gelmemesini bırak, site falan kaybolmuş ortadan komple! valla ama aldım bak, ispanyadan hemde! böhühühü
bundan tam 2 sene önce bir heyecanla adımın domainini alıp portfolyo sitemi açtığımda olduğu gibi, yeni tasarımla da uluslararası css galerisi cssmania‘da yerimi almış bulunmaktayım. oraya hergün yaklaşık 5-6 sitenin ekleniyo olması birşey değiştirmez! yine de biraz olsun böbürlenmeye hakkım var. O zamanlar tasarımın cssmania‘da yayınlanmasından itibaren 1 ay boyunca hergün 500-600 ziyaretçi almıştım. şimdi tembellik yapıp siteme google analytics eklemediğim için günde kaç kişi giriyor zerre kadar haberim yok lakin yine bi o kadar kişi giriyordur heralde. gerçi çoğu gavur olacağı için birşey anlamıyorlardır. not düşelim bari.
hey you! my english speaking audience! i love you all! thanks for visiting!
o zaman günün anlam ve önemine dair;
foo fighters - the pretender
günde birkaç saatini boş boş hiçbir şey yapmadan geçiren insanlara feci kıl kapmaya başladım. Ya arkadaşım bana 24 saat yetmez oldu, sen hala oturmuş tv falan seyrediyosun! eskiden benim de bisürü boş vaktim vardı, hiçbirşey de yapmazdım. Keşke para gibi zamanı da biriktirebilseydik. Misal o zamanlar kenara hergün 1-2 saat atsam, şimdiye şahane zamanım olurdu! Ya da çok boş zamanı olan insanlar zamanlarını verebilselerdi keşke, misal vereceksin 4 saatini, sen 20 saat yaşa ben 28 saat!
ekrem’den olymposta askerliğini yapmakta olan amcaoğlu kronosa geliyor;
megadeth - time:the end

nedense projelerimi bitirme konusunda acaip bir gaz geldi üzerime bu aralar, davshan network’ün ilk adımı homonagoro açılmak üzere, 5-6 aydır bekleyen polychrome project’in de oldukça parçası birikti. valla yalan olmasın ama sanırım türkiyenin ilk interaktif müzik grubunu oluşturuyoruz. elimizde yeterince parça birikti ve isteyen dilediği gibi dinleyip indirebilecek, bakalım istediğimiz ilgiyi görecek mi?
madem gazlardayız dedik, biyrooğn;
goran bregovic - gas gas